TT net rezaleti.. anneannezin kızlık soyadı???

19/11/2009 · Kategori: internet

TT net'le başımız dertte, yaklaşık 15 gün önce ttnetden gelen bir telefonda adsl hızımızı ve limitimizi 2,90 tl gibi bir fark ödeyerek artırabileceğimizi söylediler, bizde ok verdik, nasıl olsa dünyadaki en pahalı internet kullanıcısı olarak 2,90 tl bize koymazdı, varsın 2 kurus daha fazla olsun yeterki hızımız guzel olsun, millet uzaydan birbirini izlerken, biz mail sayfamıza bakabilmek için hala sayfanın yuklenmesini bekliyoruz.. neyse işlem neyse yapmışlar ve 15 gun boyunca aksam eve geliyorum internete giremiyorum, 444 0 375'i ara derdini anlatmak için butun yenilikleri dinle bu arada gecen sure içinde telekom gene para kazanmaya devam etsin, öyle ya telefon bedava değil, her aksam minimum 15 dakika görüşüyoruz, telefonda arızanın giderilmesi için ilk 5 gün konuştuğumuz şeyler sırasıyla şöyle;


-Modeminizin başına geçermisiniz?
-tabi başındayız buyrun
-hangi ışıklar yanıyor
-ppp yanıyor pwr yanıyor
-adsl yanmıyormu?
-hayır yanmıyor,
-kapatıp 10 saniye sonra tekrar açın
-açtık
-hangi ışıklar yanıyor
-aynı
-bizde bir problem olmadığı görünüyor, siz modeminizi kapatmayın biz çözmeye çalışalım
-peki nezaman hallolur?
-en kısa surede
-en kısa süre?
-en kısa sürede.
-peki biz uyumuyoruz sizi bekliyoruz, babam yatar o erkencidir biraz ama annemle ben bekleriz.
-iyi geceler
-iyi geceler
................... problem hallolmadı, beklemeye devam ediyoruz,  bir seferinde gece gene telefon görüşmesindeyiz,

-iyi akşamlar ben Recep nasıl yardımcı olabilirim?
-İyi aksamlar bizim adsl hattımız yaklasık 1 haftadır calışmıyor?
-adsl hizmet numaranızı yada bağlı olduğunuz telefon numarasını il koduyla birlikte sıfır olmadan söyleyebilirmisiniz?
-tabi 212236.....
-kimle görüşüyorum?
-ben serkan alacatlı
-serkan bey, ekranımdan şikayetinizi gorebiliyorum,(vayyy teknolojiye bak helal olsun..)
- biliyorum recep bey yaklasık 1 haftadır tüm mesai arkadaşlarınızla tanıstık, ekranınızda neler görüp neler göremiyorsunuz biliyorum, ama hala benim neden adsl hattım yok bilemiyorsunuz?
-işte burası el bombasının pimini çekip bıraktığınız yer..
-peki serkan bey şimdi size guvenlik için birkaç soru sorcam(sıçtık!..)
-buyrun recep bey, insallah kolay olur..
-adsl hattı kimin üzerine?
-annemin
-annenizin doğüum tarihi nedir? sure basladı 10 sn
-eee eylul 1951
-annenizin annesinin kızlık soyadının 1.ve 3. harfleri nedir?
-ananı... eee annem uyudu annemin kızlık soyadını sorsa tamam neyse anneee! uyan annenin kızlık soyadı neydi?
-Kavakcı
-1.k 3.v  recep bey
-haha olmadı serkan bey üzgünüm yanlış bilgi sistem kabul etmiyor.
-eee neyapcaz recep bey?
-vallahi benim elimden bişey gelmez, yarın kalkıp gayrettepeye gidin telekom'dan kaydınızı güncelleyin. sonra tekrar arayın bizi, iyi geceler.
uzatamıcam daha fazla bu konusmalar gecelerce surdu. ertesi gün telekoma gitmeden birkez dha arayalım dedik, aradık, telefona çıkan kız hayırrrrr! kesinlikle lutfen siz rahatsız olmayın, hata bizden kaynaklı, biyere gitmeyin biz burdan halledicez dedi, peki dedik, gunduz telefon geldi, hallettik diye, evde değilim tabii, sagolun dedim, aksam eve gittim laptopumu actım veeeee eveeet gene giremedim. telefon goruşmeler, annemin annesinin kızlık soyadının bu sefer 3ve 5inci harfleri bayagı bi ilerleme gösterdik, ama gene sonuç yok..
-bana en yetkiliniz kimse onu verin allah belanızı versin diye bağırıyorum! karşımdaki çocuk aldığı özenli eğitim ve sakinlikle beyefendi sizin içim elimden bişey gelmez, isterseniz ben kapatayım siz tekrar burayı arayın başka arkadaş çıksın bakalım o bişey yapabilecekmi gibilerinden, sözümona ben sakinim, sen sinirlisin bak bu işler böyle çözülmez babında bir konusmayla, uzerine birde dalgamıda geceyim caktırmadan diyerek, bana aynı yeri aramamı soyluyor.. gerizekalı. yetkili bağlanıyor.
-iyi geceler serkan bey arkadaşım sıkıntınız anlattı.
-aa siz bilmiyormusunuz, çok şaşırdım, ben 10 gündür ordaki herkezle görüştüm, halbuki ttnet beni çok iyi tanıyor artık, hanımefendi. bakın bana sakın 10 gündür neler yapmışım sizlerle neler konusmusum kackere aramışımı söylemeyin benim problemimi çözün dedim. sağolsun çok iyi kızmış..
-tamam serkan bey ben şimdi size bir ozel kayıt, bir tanede kalşte belgesi açıyorum, ikisinide işleme sokuyorum, yarında istediğiniz saatde 2 robotumuzu evinize kadar yolluyoruz. gelip baksınlar soryn nerdeyse çözülsün artık bitsin gitsin.
-gerçektenmi ya?? ulan ben nası bir hata yapmışım hepinizi nasıl üzdüm ya tamam gelin yarın beklicem sabah 8'den itibaren sizi beklicem, lutfen gelirken bişey almayın ben kahvaltı masası hazırlıyorum, otururuz biraz laflarız sonrada kablolardan internetten anlatırız biraz.. delirmek uzereyim..
Ertesi gün gelmişler ben evde yoktum bakmıslar, modeminiz bozuk demişler, gitmişler,
peki dedim yeni modem alındı, takıldı ve gene yoooook! en sonunda telefonda bu iş sabah çözüldü çözüldü yoksayarın hattımı iptal ediyorum tadında bir konusma geçiyor.
Ertesi gün internetimiz açılmış limitsizce bizi bekliyor, ancak tüm kurulumu sıfırdan kendileri yapmış ve şifreyi öğrenmek için telefon açtığımızd anneannemizin kızlık soyadı sorusu tekrar geliyor? mecburen gidip güncelleme yapıcaz, adsl annemin adına haliyle bize gayrettepe yolları göründü. Şimdi uzunyıllardır yapmadığım bişeyi yapıyorum soyağacımızı çıkarıyorum sülalemin kızlık soyadını biliyorum artık, ne diyeyim böyle memleket işte Türkiye, sevmekten vazgeçemeyiz herşeye rağmen ama bukadar sağduyuya rağmen hükümetlerde şu ülkeninin insanına biraz özen gösterseya..
sevgiyle kalın..

Kalıcı Bağlantı Yorum (3194) Yorum yaz!
Etiketler : internet,adsl,ttnet,telekom,müşteri hizmetleri

Nereden Başlasam..

31/10/2009 · Kategori: yasam

Yeniden yazmaya vakit bulmak, yeni yerleri görmek, yeni şeyler öğrenmek kadar zevkli..

Uzun zamandır neler yapıyorum, anlatmaya karar verdim bugun, bu yazı aslında  son ayların özeti gibi olacak, iş güç, koşuşturmanın arasında nekadar az zaman ayıroyoruz kendimize, benim kendi işimi yapıyor olmam biraz daha fazla efor sarfetmeme, daha çok çalışmama sebeptir, bu arada kaçırdığım çok fazla şey olabilir, ihmal ettiğim, ailem, dostlarım, sevgilim, arkadaşlarım, kardeşlerim, çiçeğim, böceğim, hepinizden beni anlayışla karşılamanızı bekliyorum. Unutmayın hepiniz kalbimdesiniz…


Bilindiği gibi Sao adında bir proje ofisimiz var ve burada reklam organizasyon ve sponsor danışmanlığı haricinde yaratıcı projeler hazırlayıp farklı sektörlere danışmanlık da veriyoruz, son olarak Beşiktaş’da bir giyim mağazası açtık, düşündük taşındık ilk başta bayanlar dedik, öncelik her zaman olduğu gibi gene bayanlara ayrıldı, yaklaşık 2 aydır açığız, uzun süredir görüyorduk ki giyinmeyi seven insanlar, aradıklarını bulamıyorlar, giydiklerimiz soruluyor, giydirdiklerimiz beğeniliyor, tasarımı seven ve yaratıcı işlerle haşir neşir ekibimizle dünyayı güzelleştirmeye karar verdiğimiz andan beri sürekli çalıştık, halada devam ediyoruz, şimdide giyime kuşama taktık kafayı, herkes gibi bizde giyinmeyi seviyoruz, güzel giyinmek bakımlı olmak insanı mutlu ediyor, daha önce gülmek, güldürmek, mutlu olmak için yaptığımız işlere birde giyimi ekledik, tiyatrolarla eğlendik, reklamlarla tanıttık, konserlerle coştuk, coşturduk, bir mağazamız eksikti oda tamam oldu, şimdilik bayanlarla başladık, Beşiktaş’da açtığımız mağazamızla artık kendi tarzınızı yaratabilir, aradığınızı bulabilir, yada stylinglerimizle tanışarak yardım alabilirsiniz, iddialı olmak ispat gerektirir biz iddiamızı baştan beri sürdürüyoruz şimdide  Beşiktaş’da sizler için bir köşe tuttuk, iddialı olanları ve giyinmeyi sevenleri bekliyoruz.


Dünyanın en iyi markalarını seçerek bir araya topladık, Zara, Bershka, H&M, River Island, Desigual, Zoo element, Next, Stradivarius, TopShop, Yessica, Dept, Body Talk, GAP, Abercrombie, BSB jeans, JeanPaul Gaultier, Top secret, Xdye, VILA, Converse, G-perfect, Nafnaf gibi modada trendleri belirleyen markaların kreasyonlarından seçtiğimiz ürünleri mağazamızda sizlerin beğenisine hazırladık, çok yakında SAO markasıyla kendi tasarımlarımızı sergileyeceğimiz mağazamızda üyelerimize özel indirimlerdende zaman zaman haberdar olacaksınız..


Bu arada bayanlar için birbirinden güzel modeller haricinde, güzel giyinmeyi seven beyler içinde sürprizlerimiz var üzerine yakışacağını düşündüğümüz erkek modellerini zaman zaman yerinden çıkarıp  beyleride giydirmeye başladık bile..


Gülümseyen insanlar, yaşanabilir bir dünya ve tabiiki tasarım baktığınız heryerde biz olacağız sen ve ben, biz olacağız sağlıcakla kalın mutlu olun, çok gülün, çok sevin, unutmayın ki dünya sevgiyle dönüyor kıyamet sevginin tükendiği gündür..


Sevgimle..

SAO


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : sao, serkan alacatlı, blog, moda tasarım, trend, styling

Yaşadıklarımızı önyargısız yaşayabilmek...

3/6/2009 · Kategori: yasam


Öykümüz ünlü Çin düşünürü Lao Tzu'nun zamanında geçer..
köyde bir yaşlı adam varmış. Çok fakir. Ama kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.
"Bu at, bir at değil benim için..Bir dost. İnsan dostunu satar mı" dermiş hep..
Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.
Köylü ihtiyarın başına toplanmış.
"Seni ihtiyar bunak. Bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.
İhtiyar "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece 'At kayıp' deyin. Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.
Ama aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansızın dönmüş..Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.
Köylüler, ihtiyar adamın etrafına toplanıp özür dilemişler.
"Babalık" demişler."Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için. Şimdi bir at sürün var."
"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar.Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?." Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler açıktan ama, içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler.
Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.
Köylüler gene gelmişler ihtiyara.
"Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler.
İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar.Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."
Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş.
Köylüler, gene ihtiyara gelmişler.
"Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer."
"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."
Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış, etrafına anlattığında:
"Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : önyargı, yaşam, bilge, lao tzu

Tiyatro Kılçık ''Ayşegül'' serisine devam ediyor

23/2/2009 ·



Tiyatro Kılcık Ayşegül serisine kaldığı yerden devam ediyor, Uzun zamandır çok özlediğimiz, merakla ve heyecanla beklediğimiz pazartesilerimizi sendrom olmaktan kurtaran, salılarımız nası biter bu hafta demekten cıkaran, her izlediğimizde başka keyif aldığımız Tiyatro Kılçık Pazartesi Ayşegül Sıkıntıda, Salı Ayşegül Hindistan'da oyunlarıyla yeniden Old City'de. Tiyatro Kılçık ekibinin her bir oyuncusunu televizyonlarda sıksık karsınızda görüyor ve severek izliyorsunuz. Peki kim bu Kılçıklar :) Cenk Tunalı’nın sahneye koyduğu oyunda Şebnem Bozoklu, Çağlar Çorumlu, Orçun Kaptan, Şeyla Halis, Sinan Çalışkanoğlu, Cenk Tunalı ve Yavuzhan Doğan oynuyorlar. Oyunlar pazartesi ve salı günü yoğun geçtiği için bu sezonda yerinizi erken ayırtmanızda fayda var.

grup rezervasyon için : rezervasyon@sao.com.tr 0532 541 97 48


Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : tiyatro kilcik, aysegül hindistanda, tiyatro kilcık, kılçık, comedy club, old city, sao, barda tiyatro, dogaclama, tiyat

Simurg efsanesi

11/10/2008 · Kategori: sao


Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batıda bilinen adıyla Phoenix ), Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Bu kuşun özelliği gözyaşlarının şifalı olması ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi, sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir.....

Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, hepsi birbirinden çetin yedi vadi... İstek, aşk, marifet, istisna, tevhid, hayret ve yokluk vadileri...

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş...

"Aşk denizi"nden geçmişler önce...". "Ayrılık vadisi"nden uçmuşlar...". "Hırs ovası"nı aşıp, "kıskançlık gölü"ne sapmışlar... Kuşların kimi "Aşk denizi"ne dalmış, kimi "Ayrılık vadisi"nde kopmuş sürüden... Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle...

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;
Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);
Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış;
Baykuş yıkıntılarını özlemiş;
Balıkçıl kuşu bataklığını.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Farsça "si", "otuz" demektir... murg" ise "kuş"...
Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş.Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : simurg, zumrut-u anka

APPLE FINAL CUT DUNYA TURU İSTANBUL'DA

8/10/2008 · Kategori: organizasyon


Bugün İstanbul Cevahir Hotelde, Final cut semineri gerçekleşti. Apple'ın tüm dünyada 1000.000 kişinin ustunde kullancısı oldugu Final Cut programının tanıtımı yaklaşık 2 saat suren bir sunumla uygulamalı olarak katılımcılara anlatıldı, gercekten baska bir sunum beni asla orda 2 saat tutamazdı. Uzun zamandır bekliyordum ve heyecanla katıldım programın sunumu Apple Pro Kanalı İş Geliştirme Müdürü Eric Charles tarafından gerçekleştirildi.

 Final Cut Studio ile video düzenlemeden renk ayrımına, hareketli grafikler yaratmadan ses üretmeye, çoklu format kodlamadan DVS yayınlamaya kadar bir çok işlemin kolayca yapılıyor ve bu program sayesinde yaratıcı dünyanın işlerinin çok kolaylaşıyor.

 

Seminerin son oturumunda ise Logic Studio detaylı olarak tanıtıldı. Güçlü, kullanımı kolay müzik yaratma ve üretim araçları seti ile, Logic Studio müzisyenlere; müzik yazmak, kaydetmek, düzenlemek, mikslemek ve çalmak için gereken herşeyi bir arada sunuyor.

Seminer sonunda çekilişle katılımcılardan şanslı olanlar ipod ve iphone kazandılar. en yakın zamanda apple'dan final cut için yeni tanıtımlar bekliyoruz. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Etiketler : apple, mac, final cut

« Önceki ::